23. Lema – Hatime

23. Lema – Hatime

1. Sual
  • Cenâb-ı Hakkın bizim ibadetimize ne ihtiyacı var ki, Kur’ân’da çok şiddet ve ısrarla, ibadeti terk edeni zecredip Cehennem gibi dehşetli bir cezayla tehdit ediyor?
    • Cenâb-ı Hak senin ibadetine, belki hiçbir şeye muhtaç değil. Fakat sen ibadete muhtaçsın; mânen hastasın. İbadet ise, mânevî yaralarına tiryaklar hükmündedir. Acaba bir hasta, o hastalık hakkında, şefkatli bir hekimin ona nâfi ilâçları içirmek hususunda ettiği ısrara mukabil, hekime dese: “Senin ne ihtiyacın var, bana böyle ısrar ediyorsun?” Ne kadar mânâsız olduğunu anlarsın.
    • Mütefekkirâne ve ciddî bir surette ibadet ve tesbih eden adam, mevcudatın hakikaten mevcut ve muhakkak olan ibadet ve tesbihatlarını bir derece keşfeder ve görür.
    • Nasıl ki küfür, mevcudata karşı bir tahkirdir; terk-i ibadet dahi, kâinatın kemâlâtını bir inkârdır. Hem hikmet-i İlâhiyeye karşı bir tecavüz olduğundan, dehşetli tehdide, şiddetli cezaya müstehak olur.
2. Sual
  • “Sizin yaratılmanız da, diriltilmeniz de, tek bir kişinin yaratılıp diriltilmesi gibidir.” Lokman Sûresi, 28.  / “Kıyametin gerçekleşmesi göz açıp kapayıncaya kadar, yahut ondan da yakındır.” Nahl Sûresi, 77. Ayetlerindeki kolaylığın sırrı nedir?
    • Mevcudat, Sâni-i Vâhide isnad edildiği vakit, birtek mevcut hükmünde kolaylaşır. Eğer Vâhid-i Ehade verilmezse, birtek mahlûkun icadı bütün mevcudat kadar zorlaşır. Ve bir çekirdek, bir ağaç kadar zor olur.
    • Yüz asker bir komutana teslim edilse idare etmesi kolay olur aksi durumda her asker için ayrıca uğraşmak gerekir.
3. Sual
  • Bir kısım düşünür “hiçten var olmaz, var olan da yok olmaz. ” diyor. Bu nasıl olur?
    • Kadîr-i Zülcelâlin iki tarzda icadı var:
      1. Yoktan var etmek
      2. Mevcut olanları farklı formlara çevirmek.
    • Bir baharda, üç yüz bin canlı türünün şekillerini, sıfatlarını, belki zerratlarından başka bütün özelliklerini hiçten var eden bir kudrete karşı “Yoğu var edemez” diyen adam, yok olmalı!

Lokman28 Nahl77 Lema23Hatime

https://www.facebook.com/risaleinurozet/photos/893451160682970
– https://twitter.com/risaleinurozet/status/511947035076210688

23. Lema – 2-3. Kelime

İkincisi: Kainatın Kendi Kendine Olması

1. Muhal
  • İnsan vücudu kainatla ilişkilidir ve bedendeki zerreler bu ilişkiyi bozmamaya dikkat ederler. Eğer vücuttaki tüm zerreleri Yaratıcı’nın memurları olarak görmezsen her bir zerreye birer dahi kadar akıl vermek gerekir. Zerrelere ilim ve şuur vermek, bin derece divanece bir hurafeciliktir.
2. Muhal
  • Senin vücudun bin kubbeli harika bir saraya benzer ki, her kubbesinde taşlar, direksiz birbirine baş başa verip muallâkta durdurulmuş. Belki senin vücudun, bin defa bu saraydan daha aciptir.
    • Tek bir elden çıktığı açık olan eserlerin yapılmasını birbirinden bağımsız sayısız zerreye vermek muhaldir.
3. Muhal
  • Bir mektubun yazılması tek kişiye verilse, o mektub tek bir kalemle yazılmıştır denir. Mektubun yazılması tek kalemle olmazsa her bir harf için ayrı kalemin olduğu varsayılmalıdır.
    • Bir matbaada her bir harf için birer kalıp yeterlidir. Aksi taktirde basılan her metin ve metindeki harfler için sayısız kalem olması gerekir.
  • İnsan ve kainattaki her şey tek bir yaratıcıya verilmezse sayısız yaratıcıyı kabul etmek gerekir.

Üçüncüsü: Tabiatın Yaratması

1. Muhal
  • Tabiattaki her bir eser eğer Allah’a (cc) verilmezse, ayrı ayrı her şeyin tabiata verilmesi gerekir. Nasıl güneşin ışığı her bir zerre üzerine akseder ve bir güneşi gösterir fakat o akisle tek bir güneşe verilmezse her bir zerre üzerinde ayrı güneşler olması lazım gelir; aynen öyle de kainattaki sınırsız ilim ve hikmet taşıyan eserleri tabiata vermek hurafe olur.
2. Muhal
  • Eğer yaratılan her bir şey, mesela çiçekler bir yaratıcıya değil de tabiata verilse, tabiatın her bir çiçek için ayrı üretim makineleri olması gerekirdi. Azot, hidrojen ve oksijen gibi maddelerden farklı ürünlerin ortaya çıkması, ayrı ayrı fabrikaları gerektirir.
  • Eğer bütün eşya Vâhid-i Ehade verilse, bütün eşya birtek şey gibi suhuletli ve kolay olur. Eğer esbaba ve tabiata verilse, birtek şey umum eşya kadar müşkilâtlı olduğu, müteaddit ve kat’î burhanlarla ispat edilmiş.
3. Muhal
1. Misal
  • Vahşi bir kişi, muhteşem bir sarayı ilk kez görür. Sarayın sanatına şahit olur ve ardından saray hakkında bilgiler içeren bir defter görür. Sonra da o muhteşem sarayı o defterin yapmış olabileceğini varsayar. Aynen bunun gibi de dünya gibi muhteşem sanat eserini görüp, sonra tabiat kanunları fark edip ardından da “bu dünya tabiat kanunlarının, tabiatın eseridir” demek aynen o vahşi kimse gibi hezeyana düşmektir.
2. Misal
  • Vahşi bir adam bir kışlaya gider. Onlarca, binlerce askerin bir emirle aynı hareketi yaptıklarını görür ve “demek ki bu askerleri bağlayan gizli bir ip var” diye düşünür. Sonra büyük bir camiye gider orada da cemaatin hep birlikte hareket ettiğini görür ve cemaatin görünmez iplerle birbirine bağlı olduğunu sanar. Aynen bunun gibi de dünyadaki ahengi gizemli tabiat güçlerine vermek aynen o adam gibi vahşice yorumlamaktır.
  • Tabiat bir sanat olabilir, sâni olamaz. Bir nakıştır, nakkaş olamaz. Ahkâmdır, hâkim olamaz. Bir şeriat-ı fıtriyedir, şâri’ olamaz. Mahlûk bir perde-i izzettir, hâlık olamaz. Münfail bir fıtrattır, fâtır bir fâil olamaz. Kanundur, kudret değildir, kadîr olamaz. Mistardır, masdar olamaz.
  • Bazı küçük aracıların yaratmada bulunmasının Cenâb-ı Hakkın Hâlık olmasına ne zararı olabilir?
    • Bir nahiyede iki müdürden tut, tâ bir memlekette iki padişaha kadar hakimiyete dışarıdan müdahale edilmesi kabul edilemezdir.

Lema23 Kelime3 Muhal Sual2 Tabiat Risalesihttp://risaleinurozet.com/lemalar/lema-23
– https://www.facebook.com/risaleinurozet/photos/891655100862576
– https://twitter.com/risaleinurozet/status/510798004584849408

23. Lema – 1/3. Kelime

23. Lema (Tabiat Risalesi)

  • “Peygamberleri onlara dedi ki: Gökleri ve yeri yoktan var eden Allah hakkında şüphe olur mu?” İbrahim Sûresi, 10.

Mukaddime

Ey insan! Bil ki, insanların ağzından çıkan ve dinsizliği hissettiren dehşetli kelimeler var; Mühimlerinden üç tanesi:

  • Birincisi: Sebepler her şeyi yaratıyor.
  • İkincisi: Kendi kendine oluyor.
  • Üçüncüsü: Tabiat yaratıyor.

Bu üç yolun imkansız olduğu görülürse dördüncü şık olan her şeyi Allah’ın (cc) yarattığı gerçeği şeksiz şüphesiz ortaya çıkar.

Birincisi: Her Şeyi Sebeplerin Yaratması

1. Muhal
  • Bir eczahanede yüzlerce kavanoz bulunsa, her bir kavanozda çok hassas oranlarla düzenlenmiş karışımlar bulunsa, bu kavanozlardaki ilaçların dışarıdan esen bir rüzgarla, bir çok farklı maddenin rasgele birleşmesiyle oluştuğunu iddia etmek mantıksızdır. Aynen öyle de dünyada milyarlarca canlı, çok hassas ölçülerle yapılmıştır. Bu canlıların da aynen bahsedilen eczanedeki ilaçların rasgele oluşamayacağı gibi kendi kendilerine oluşabilmesi imkansızdır.
2. Muhal
  • Eğer varlıklar her şeye gücü yeten Allah’a (cc) verilmezse, her bir şeyin ayrı ayrı sebeplere isnat edilmesi gerekir.
    • Her bir canlının mesela sineğin, gözü gibi her bir parçasının da sebepler tarafından meydana gelmiş olması iktiza eder. Bu imkansızdır.
    • Her canlı, diğer canlılarla ve tabiatla uyum içerisindedir. sebeplerin bu uyumu da sağlaması gerekir. Bu da imkansızdır.
3. Muhal
  • Bir varlıkta bütünlük varsa, bu onun tek elden çıktığını gösterir. Her varlık, mükemmel parçaların birleşiminden oluşur. Milyonlarca alt parçanın bir araya gelip ayrı bir mükemmel varlık oluşturması da imkansızdır.

https://www.facebook.com/risaleinurozet/photos/884240691604017
– https://twitter.com/risaleinurozet/status/507078256646823936
– http://risaleinurozet.com/lemalar/lema-23

22. Lema – 3. İşaret

Yirmi İkinci Lema – Üçüncü İşaret

  • Üçüncü İşaret
    • Madem sen bu memlekette duruyorsun. Şu memleketin cumhurî kanunlarına inkıyadetmek lâzım gelirken, sen neden inzivâ perdesi altında kendini o kanunlardan kurtarıyorsun?
    • Kanun tatbik edenler, evvelâ kendilerine tatbik ettikten sonra başkasına tatbik edebilirler. Siz kendinize tatbik etmediğiniz bir düsturu başkasına tatbik etmekle, herkesten evvel siz düsturunuzu, kanununuzu kırıyorsunuz ve karşı geliyorsunuz.
    • İnsan yalnız cesetten ibaret değil; cesedi beslemek için kalb, dil, akıl, dimağ koparılıp o cesede yedirilmez. Onlar imhâ edilmez; onlar da idare ister. Kabir kapısı kapanmıyor. Kabrin öbür tarafındaki endişe-i istikbal her ferdin en mühim meselesidir.
    • Mütekebbirlere karşı tevazu, tezellül zannedildiğinden, tevazu etmemek gerektir.

Lema 22 - Kanun hukuk uygulama

  • Hatime
    • Onların zalimâne bana karşı muamelelerininvukuundan sonra, kader-i İlâhîyi düşünüp, “Niçin bunları bana musallat etti?” diye nefsimin desiselerini arıyordum. Her defada, ya nefsim şuursuz olarak enâniyetfıtrî meyletmiş veyahut bilerek beni aldatmış, anlıyorum. O vakit, kader-i İlâhî, ozalimlerin zulmü içerisinde, hakkımda adalet etmiş derdim. Cenâb-ı Hakka şükrediyorum ki, bunların zulmü bana bir vasıta-i ihlâs oldu.

http://risaleinurozet.com/lemalar/lema-22/
– https://www.facebook.com/risaleinurozet/photos/883414015020018
– https://twitter.com/risaleinurozet/status/506671218271854592

22. Lema – 1.-2. İşaret

Yirmi İkinci Lema

  • “Allah’a tevekkül edene Allah kâfidir. Allah emrini mutlaka gerçekleştirir. Allah herşeye bir ölçü takdir etmiştir.” Talâk Sûresi, 3.

  • Üç İşarettir.
    • Birinci İşaret
      • Şahsıma ve Risale-i Nur’a ait mühim bir sual: Çoklar tarafından deniliyor ki, “Sen ehl-i dünyanın dünyasına karışmadığın halde, nedendir ki, her fırsatta onlar senin âhiretine karışıyorlar? Halbuki hiçbir hükûmetin kanunu, târikü’d-dünya ve münzevîlere karışmıyor.”

        Elcevap: Yeni Said’in bu suale karşı cevabı sükûttur. Yeni Said, “Benim cevabımı kader-i İlâhî versin” der.

    • İkinci İşaret
      • “Sen neden bizden küstün? Bizden şiddetli şekvâ edip ‘Bana zulmediyorsunuz’ diyorsun. Halbuki bizim bir prensibimiz var, bu asrın muktezası olarak hususî düsturlarımız var. Bunların tatbikini sen kendine kabul etmiyorsun. Kanunu tatbikeden zalimolmaz. Kanunlarımıza uymazsan şikayete de hakkın olmaz.
      • Ne mümkün zulm ile, bîdâd ile imhâ-yı hürriyet?
        Çalış, idrâki kaldır, muktedirsen âdemiyetten!
        Namık Kemal – Hürriyet Kasidesi’nden

      • Ey ehl-i dünya! Dünyanıza hiç karışmadığım ve prensiplerinizle hiçbir cihet-i temasım bulunmadığı ve dokuz sene esaretteki bu hayatımın şehadetiyle yeniden dünyaya karışmaya hiçbir niyet ve arzum yokken, bana eski bir mütegallip ve daima fırsatı bekleyen ve fikr-i istibdat ve tahakkümü taşıyan bir adam gibi yapılan bunca tarassut ve tazyikiniz hangi kanunladır? Hangi maslahatladır?

https://www.facebook.com/risaleinurozet/photos/883414015020018
– http://risaleinurozet.com/lemalar/lema-22/

21. Lema – 4. Düstur – İhlası Kıran Sebepler

  • İhlası kıran sebepler;
    • Birincisi: Menfaat-i maddiye cihetinden gelen rekabet.
    • İkincisi: Hubb-u cahtan gelen şöhretperestlik saikasıyla ve şan ve şeref perdesi altında teveccüh-ü âmmeyi kazanmak, nazar-ı dikkati kendine celb etmekle enâniyeti okşamak ve nefs-i emmâreye bir makam vermek
    • Üçüncüsü: Korku ve tamâdır. (Bkz: Hücumat-ı Sitte)

Lema21 Dustur3 ihlasi kiran sebepler

 

https://www.facebook.com/risaleinurozet/photos/875182829176470
– https://twitter.com/risaleinurozet/status/500736808322220037
– http://risaleinurozet.com/lemalar/lema-21