Lema 30 – Nükte 4 – İşaret 2-3-4

Lema 30 - Nukte 4 - isaret 4 - Nokta 3 - Temsil 3

Otuzuncu Lema – Dördüncü Nükte – İkinci/Üçüncü/Dördüncü İşaret

2. İşaret

  • Kâinatın âlemleri, envâları ve unsurları öyle birbiri içine girift olarak girmiştir ki, kâinatın heyet-i mecmuasına mâlik olmayan bir sebep, hiçbir nev‘ine, hiçbir unsuruna hakikî tasarruf edemez.
  • Güneş, ateş, hava ve yağmurun ayrı ayrı canlıların tamamına gerekli olması ism-i Ferdin cilve-i vahdetini gösterir.

3. İşaret

  • Bir bahçede bir sarı çiçek, o bahçe nakkaşının bir mührü hükmündedir. O çiçek mührü kimin ise, bütün zemin yüzündeki o nevi çiçekler, o Zâtın kelimeleri hükmünde olduğuna ve o bahçe dahi Onun yazısı olduğuna, açık bir surette delâlet ediyor.

4. İşaret

  • Allah’ın tüm varlıklar üzerinde görülmesini kabul etmek mâkul ve kolaylıkla kabul edilirdir. Aksini kabul etmek imkansızdır.
  • Üç noktadır

1. Nokta

  •  Zât-ı Ferd ve Ehadin kudretine nisbeten en büyük şeyin icadı, en küçük birşey gibi kolaydır.
    • Bir baharı bir çiçek gibi kolay yaratır.
    • Büyük bir ağacı bir meyve gibi idare eder
  • Harika eserlerin gayet küçük, ehemmiyetsiz şeylerden tezahürü, bilbedâhe ferdiyet (tek ve benzersiz olma) ve ehadiyeti (bir olma) gösteriyor.

2. Nokta

  • Mevcudat iki vecihle var ediliyor
    • Örneksiz ve benzersiz olarak yoktan var etme
    • Düzenleme, bir araya getirme ile
  • Hâlık-ı Ferdden başka hiçbir şey, hiçten ve ademden icad edemediğine bütün ehl-i din ve ehl-i fen ittifak ediyorlar. Öyleyse, sebeplere ve tabiata havale edilse, her şeye, ekser eşyadan toplamak suretiyle vücut verilebilir.

3. Nokta

Eğer bütün eşya bir Zât-ı Ferd-i Vâhide verilse, birtek şey gibi kolay olmasına; eğer esbaba ve tabiata havale edilse, birtek şeyin vücudu, umum eşya kadar müşkülâtlı olduğuna işaret eden, başka risalelerde izah edilen iki üç temsildir.

1. Temsil
  • Bir subaya bin asker görevi verilse veya bir asker on subayın emrine verilse taburda düzen olmaz.
2. Temsil
  • Ayasofya gibi bir yapının kubbesinin yapımı bir ustaya verilse taşlar düzenle döşenebilir fakat her bir taşa bu görev verilse kubbe düzenlenemez.
3. Temsil
  • Çekirdeği yapan, onun üstünde ağacı o yapar. Ve ağacı yapan, onun üstünde meyveleri dahi o icad eder. Yoksa, ayrı ayrı tabiatların, sebeplerin vücuda gelmeleri için, yine muntazam başka tabiatları, sebepleri isteyecekler.

twitter facebook erisale

Lema 30 – Nükte 4 – İşaret 1

Lema30 Nukte4 Isaret1 Sikke3 alamet-i farika insan yuzu

Otuzuncu Lema – Dördüncü Nükte – Birinci İşaret

Vâhid ve Ehad isimlerini kapsayan İsm-i Âzam’dan Ferd isminin bir cilvesidir. Üç işarettir.

1. İşaret

Üç sikkedir.

1. Sikke

  • Kainattaki her şey birbiri ile ilişkili ve birbirini bütünler şekildedir. Sayısız maddeyi tek tek yöneten güç, kainatın tamamına hükmetmese o tek parçaya da hükmedemez.
  • Kainattaki yardımlaşma, dayanışma, birbirinin ihtiyacını giderme ve birbirini bütünleme Allah’ın birliğini gösteren en büyük damgadır.

2. Sikke

  • Yeryüzünün her yanında Cenâb-ı Hakkın isimlerinin her şeyde ayrı ayrı tecelli eden birlik mührü, bütün geneli kapsayamayanın detay olanı da kapsayamayacağını gösterir.
  • Kainatta milyonlarca ayrı şey yine diğer milyonlarca/milyarlarca diğerleri ile harikulade uyum içerisindedir. Hepsine değil de yalnızca bir tanesine hakim olabilecek bir güç düşünülemez.

3. Sikke

  • Hz. Adem’den beri tüm insanların yüzlerine ayırt edici özellikler koyamayan, tek bir kişinin yüzünü de yaratamaz.

twitter facebook erisale

Lema 30 – Nükte 3

Lema30 Nukte3 Allah'in isimlerinden Hakem

Üçüncü Nükte

İsm-i Âzamın altı nurundan bir nuru olan ism-i Hakemin bir cilvesidir. Üç noktadır.

  • “Rabbinin yoluna hikmetle çağır.” Nahl, 125

1. Nokta

  • İsm-i Hakemin tecellî-i âzamı şu kâinatı öyle bir kitap hükmüne getirmiş ki, her sahifede yüzer kitap yazılmış; ve her satırında yüzer sayfa derc edilmiş; ve her kelimesinde yüzer satır mevcuttur; ve her harfinde yüzer kelime var; ve her noktasında kitabın muhtasar bir fihristeciği bulunur bir tarza getirmiştir.
  • Serseri tesadüf, kör kuvvet, gayesiz, mizansız, şuursuz tabiat, hiçbir cihetle hakîmâne, basîrâne olan has mizana ve gayet ince intizama karışamazlar. Eğer karışsaydılar, elbette karışık eseri görünecekti. Halbuki kainatta hiçbir cihette intizamsızlık müşahede olunmuyor.

2. Nokta

İki meseledir

1. Mesele

  • Nakkaş-ı Ezelînin hikmet dolu kainatındaki sanatı görmezden gelmek ve inkar etmek çok büyük bir cehalet ve kayıptır.

2. Mesele

  • Kainattaki müthiş nizam zerreden galaksilere kadar her şeyin tek bir elden çıktığını ve ortak kabul etmediğini gösterir.

3. Nokta

  • Tıp, Kimya, Makine, Askeriye gibi dalların herbirisinin kat’î şehadetiyle, noksansız bir intizam içinde, hadsiz hikmetler, maslahatlarla bu kâinat dizayn edilmiştir.
  • Dünyada en ziyade hayret edilecek bir şey varsa, o da bu inkârdır. Çünkü kâinatın mevcudatındaki hadsiz intizâmât ve hikmetleriyle vücut ve vahdetine şahitler bulunduğu halde Onu görmemek, bilmemek, ne derece körlük ve cehalet olduğunu, en kör cahil de anlar.

4. Nokta

  • Varlıklara birçok vazifeler veren, her şeyde sayısız hikmetler sunan Yaratıcı’nın tüm bunları israf edercesine var etmesi ve ahireti yaratmamış olması düşünülemez.

5. Nokta

İki meseledir.

1. Mesele

  • Allah her şeyde en faydalı şekli ehemmiyetle takip ettiği gösteriyor ki, israf, abesiyet, faydasızlık, fıtratta yoktur. İsraf ise, ism-i Hakîmin zıddı olduğu gibi, iktisat onun lâzımıdır ve düstur-u esasıdır.
  • “Yiyin, için, fakat israf etmeyin.” Araf, 31

2. Mesele

  • Nasıl kitap onu ders verecek muallimi, güzellik kendini görecek ve gösterecek aynayı, sanat kendini teşhir edecek birisini gerektirir öyle de en ince detayına kadar hikmet dolu bu alem de ihtişamını anlatacak birini gerektirir. O kişi Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmdır.
  • Madem kâinat mevcuttur ve inkâr edilmiyor. Muhteşem olan bu kainatın Yaratıcısı gibi bunun duyurucusu olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm da inkar edilemez.

twitter facebook erisale

Lema 30 – Nükte 2

Lema30 Nukte2 Esmaul Husna Adl Adil

İkinci Nükte

İsm-i Âzamın altı nurundan bir nuru olan Adl isminin bir cilvesidir

  • “Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri Bizim yanımızda olmasın. Herşeyi Biz ancak belirli bir miktarla indiririz.” Hicr, 21
  • “Gökyüzünü yükseltip nizam ve ölçü verdi. Tâ ki ölçüde sınırı aşmayasınız! Ölçüyü ve tartıyı adaletle yerine getirin ve âhiretteki mizanınızı ziyana düşürmeyin!” Rahmân, 7-9
  • Hiçbir şeyde israf olmadığı gibi, hiçbir şeyde de hakikî zulüm ve mizansızlık yoktur.
  • Adalet, iktisat, nezafet hayat-ı beşeriyede esaslı birer düsturdur.
  • Hiç mümkün müdür ki, kâinatta ve umum mevcudatta hükümfermâ olan rahmet, inâyet, adalet, hikmetiktisat ve nezafet gibi pek kuvvetli, ihatalı hakikatler, haşrin ademiyle ve âhiretin gelmemesiyle merhametsizliğe, zulme, hikmetsizliğe, israfa, nezafetsizliğe,abesiyete inkılâp etsinler? Hâşâ, yüz bin defa hâşâ!

twitter facebook

Lema 30 – Nükte 1

30. Lema

Altı Nüktedir.

1. Nükte

İsm-i Kuddûs’ün bir nüktesine dairdir.

  • “Yeri de döşeyip düzenledik. Biz ne güzel donatıcıyız!” Zâriyât, 48
  • Bir insan, bir ayda yıkanmazsa ve küçük odasını süpürmezse çok kirlenir, pislenir. Demek bu saray-ı âlemdeki temizlik, mütemadiyen hikmetli bir tanziften, bir dikkatli tathirden ileri geliyor. Ve eğer o daimî tathir ve süpürmek ve dikkatle bakmak olmasaydı, bir senede bütün hayvanların yüz bin milletleri arzın yüzünde boğulacaklardı.
  • “Temizlik îmândandır.” Hadis-i Şerif
  • “Muhakkak ki Allah çok tevbe edenleri ve temiz olanları sever.” Bakara, 222

Earth Globe

twitter facebook

Lema 29 – Bab 6

Altıncı Bab

  • لاَحَوْلَ وَلاَقُوَّةَ اِلاّٰ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ (La Havle ve La Kuvvete İlla Billahil Aliyyil Azim) hakkındadır.

Lema 29 - Bab 6

  • Hayatım çabuk söner bir parıltıcıktır. Emellerim ise hesaba gelmez. Bütün bunları isteme ihtiyacını hissettirmeyecek kudret ve onları elde etmeye yetecek kuvvet ancak Senin kudret ve kuvvetindir.
  • Nefsim sabırsızdır, kalbim feryad eder durur. Sabrım zayıf, cismim nahif, bedenim hasta ve zelildir. Buna karşılık üzerimdeki maddî ve mânevî yükler ağır, hem de pek ağırdır. Bütün bu yüklerin ağırlığından beni kurtaracak kudret ve onları yüklenmeye beni muktedir kılacak kuvvet, ancak Senin kudret ve kuvvetindir.
  • Zaman denilen ve hızla akan büyük bir selden benim nasibim, çabuk akıp giden bir andan ibarettir. Mekândan nasibim ise ancak bir kabir kadardır. Bununla beraber, sair bütün mekânlarla ve zamanlarla benim alâkam var. İşte o alâkalara ulaştıracak  kudret ve bütün o zaman ve mekânlardakine beni kavuşturacak kuvvet, ancak Senin kudret ve kuvvetindir.
  • İlâhî! Fakrım (fakirliğim) sınırsız, ihtiyacım sonsuzdur. İhtiyaçlarım, isteklerim ve vazifelerim ise hesaba gelmez. Onlara karşı koyacak kudret ve onları gerçekleştirecek kuvvet ancak Senin kudret ve kuvvetindir.
  • “Onun üzerindeki herkes fânidir. Bâkî kalan ise, Celâl ve İkram Sahibi olan Rabbinin zâtıdır” (Rahmân Sûresi, 55:27)
  • “Haberiniz olsun ki, Allah’ın dostları için ne bir korku vardır, ne de onlar mahzun olacaklardır” (Yûnus, 62) sırrıyla, ölüm ne bir hüzün, ne de elem sebebi olur.
  • Biz daracık bir hazır zamanda mahpus kalmışız; geçmiş ve gelecek zamandan en yakınına bile elimiz yetişmez ki bizi sevindirecek bir şeyi elde edelim, yahut bizi üzen bir şeyi kendimizden uzaklaştıralım. Bu hal karşısında dayanak noktası ancak Senin kudretin ve bu hali en güzel bir hale çevirmeye yetecek kuvvet ancak Senin kuvvetindir, ey asırların ve zamanların Rabbi!

twitter facebook erisale